`Aynanın Sırrı`nda modern bir derviş
Türk hikayeciliğinin önemli ismi Mustafa Kutlu adına düzenlenen ‘Aynanın Sırrı` sempozyumu akademi ve edebiyat dünyasını buluşturdu.
Mustafa Kutlu hikayeciliği, “Ayna`nın Sırrı” adlı sempozyumla edebiyat çevrelerini bir araya getirdi. Sempozyum çeşitliüniversitelerin söz sahipliğini yaptığı akademik bir çıkarma mahiyetindeydi. Beşir Ayvazoğlu, Ömer Lekesiz, Sadık Yalsızuçanlar, Cemal Şakar ve Ali Ural`sa edebiyatın içinden konuşanlar olarak katılmışlardı... Ve salona sığmayan gençler... Mustafa Kutlu, Ezel Erverdi`nin kurduğu HAREKET`in en bereketli sanatçısıdır, onun edebiyatı ve sanattaki duruşu, akademik ve eleştirisel yürüyüşün hep önünde bir yol açıcılığı haizdir. Tipik bir “68 Kuşağı” tarzıyla çizdiği resimlerden sonra edebiyatta özellikle hikayecilikte takip ettiği kıvam için, en belirgin ifade, kuşkusuz “yerlilik”tir. Belkıs İbrahimhakkıoğlu`nun ifadesiyle; “Kutlu, hayatın içinden sesleri, hayatın renklerini seslendirmiş, anlatmış söze vermiş bir sanatçıdır.” Lakin her ne kadar gerçekçilik bağlamında zikredilebilirse de, Kutlu hikayeciliği için “yırtıcı gerçekçilik” denilemez. Çünkü o, yakın dostu Prof. İsmail Kara`nın da ifade ettiği gibi; “kendi rızası ve arzusuyla terkettiği şeyleri olan bir kimsedir”... Babasız bir evin tek oğlu olarak yurtdışında resim kariyerine devam etme imkanını reddettiği gibi, müziğe, saza, balık tutmaya da mesela, “vazgeçmek” ve “rıza” üzerinden veda etmiş birisidir...
Mustafa Kutlu`nun yazılarında ve biz talebelerine verdiği sohbetlerinde sık sık atıf yaptığı bir ayet ve nasihattir; “Sevdiklerinizden vermedikçe hakiki iyilik mertebesine varamazsınız”... Onun aydınlık ve mahzun söylemi, adeta bu “ebrar ayeti”yle sırlanmıştır. Modern zamanların dervişi gibidir o, hikayelerinde “gölge oyunu” benzeri bir ustalıkla içiçe geçiştirdiği yazar ve kahraman ikilemini, çatışma olmaktan çıkarıp, temelli bir özne/ego eleştirisine dönüştüren tarzı, her ne kadar ilk anda yapıbozumcuları andırsa da... Beylik postmodernizmin kriterlere, değerlere açtığı savaşı değil... Hüzünlü bir vedayı işaret eder. Travmatik ve trajik değildir bu bağlamda Kutlu. İyilik temennisi, merhamet çağrısı, dünyanın gelimli gidimli bir durak, bir gölgelik oluşunu hatırlatan dokunuşlardır onunkisi... “Bu Böyledir”e bağlar, Allah`a, duaya, iyiliğe bağlar tüm cümlelerini...
Çağdaş Mesnevi gibi...
Ömer Lekesiz, Sinan Mimarisinin içkin dinamikleriyle karşılaştırdı Kutlu`nun yazdıklarını. Sinan`ın dışarıdan seyretmek ve gururlanmak için değil, kulluk etmek ve serin gölgesinde hayat sürüp medeniyet kurmak için inşa ettiği mimari ile, Kutlu`nun “ebrar” esaslı diyebileceğim mütevazi dili arasında, “evladiyelik” bir alaka var kuşkusuz. Prof. Dr. Fatih Andı, “Yazarlık hayatında 40 yılı geride bırakan Kutlu, Türk hikayeciliğinin en önemli isimlerindendir. Modern olanla geleneksel olanı kendine özgü, yeni ve yerli bir dille harmanlayan yazarın bu dil ile yazdığı hikayeler, çağdaş bir mesnevi gibidir” derken ne kadar haklıydı.
Küçükçekmece Belediyesi`nin üstlendiği bu başarılı sempozyumun tek eksiği, “kadın”lardı. Mustafa Kutlu`nun yetiştirdiği kadın yazarlardan özenle yalıtılmış içerik dikkatimizden kaçmadı. Bendeniz “ebrar”dan olamadığım için kurdum bu son cümleyi, “hüzün`` kısmından saysınlar...
Kutlu Sempozyumu`nda bugün
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi`nde Prof. Dr. Abdullah Uçman`ın yöneteceği ilk oturumda (9:30) Dr. Mehmet Samsakçı “Kutlu Hikayesinde Modern Bir Dejenerasyon Alanı Olarak Siyaset ve Siyasetçiler” başlıklı bir tebliğ sunacak. Ali Ural, “Kutlu Hikayeleri`nde İroni ve Mizah”tan sözedecek. 2. oturumda Prof. Dr. Alaattin Karaca “Küçük, Güzel ve Kanaat Kavramları Çerçevesinde Hayat Güzeldir” diyecek. Prof. Abdullah Uçman “Kutlu Hikayelerinde Dönüşüm”ü ele alacak. 14:30`da Yıldız Teknik Üniv. Fen-Edebiyat Fakültesi`nde Prof. Mehmet Tekin`in yöneteceği 3. oturum`da Prof. Yakup Çelik “Araştırmacı ve Eleştirmen Kutlu” konulu bir konuşma yapacak. Ar. Gör. Büşra Sürgit, “M.Kutlu Hikayelerinde Temel İzleklerden Biri Olarak Arada Kalmışlık” tan sözedecek. Prof. Fazıl Gökçek`in yöneteceği son oturumda Prof. Yunus Balcı, “M. Kutlu Hikayelerinde Postmodern Bir Tavır Olarak Modernizm Eleştirisi”, Yrd. Doç. Sezai Coşkun, “Kentle Karşılaşmanın Üç Hali: Mustafa Kutlu-Füruzan-Latife Tekin” başlıklı tebliğler sunacak.
Sibel Eraslan-Star
Haber 7